Dernek Başkanının Sait Faik Anma Töreni Konuşması

Değerli konuklar, hepiniz hoş geldiniz.
Bugün burada, Ada Dostları Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Darüşşafaka Cemiyeti, Burgazadası Kültür ve Kalkınma Derneği ve Sait Faik Abasıyanık Müzesi iş birliğiyle düzenlenen bu etkinlikte, onun anısını yaşatmanın gururunu yaşıyoruz. Geleneksel Sait Faik anma günlerini kalıcı bir kültüre dönüştüren Perihan Ergun’u saygıyla anıyor; yakın zamanda yitirdiğimiz Mahut Yerlikaya, Ali Sirmen, Can Gürzap ve Genco Erkal’ın aziz hatıraları önünde eğiliyoruz. Aramızda olamayan sanatçı ve yazar dostlarımızın selamlarını da sizlere iletiyoruz.
Bu anma günü, yalnızca bir hatırlama değil; bilinç tazeleme, harekete geçme ve bir uyanış çağrısıdır. Çünkü Sait Faik, sadece bir öykücü değil, insanın ve doğanın sesidir. Bugün burada olmak, bir yaşam biçimini, ada ruhunu savunmak demektir. Geçmiş yıllarda burada dile getirdiğimiz sorunlar, ne yazık ki bugün hâlâ sürmektedir. Bu nedenle, yetkililere ve Adalar’ı seven herkese sesleniyoruz: Adalar’a sahip çıkmak ortak sorumluluğumuzdur.
Yüzlerce yıllık fayton kültürünü koruyabilmeliydik, ancak başaramadık. Azmanbüs, sokaklarımızda emanet bir eklenti gibi dolaşıyor. Bu garabet, ne Adalar’a ne de kültürümüze yakışmamaktadır. Bu çarpıklığı sona erdirecek olan da yine bizleriz.
Adayı sevmek, sadece sefasını sürmek değil; hafızasını, doğasını ve ekosistemini korumaktır.
İnsanı kadar ağacını, ormanını, kedisini, köpeğini, martısını, kirpisini; sessizliğini ve hikâyesini savunmaktır. Unutmayalım: “Ada olmadan Adalı olunamaz.” Adalar’ın kültürel ve doğal mirasını korumak hem bugüne hem geleceğe borcumuzdur.
Adalar, artık sadece bir doğa harikası değil, İstanbul’un bütün sorunlarının yansıdığı bir sınav alanıdır. Plansızlık, kontrolsüz turizm, ulaşım kaosu, denize erişemeyen Adalılar, işgal edilmiş kıyılar, silinen hafıza ve tehdit altındaki doğal yaşam… Bunların hepsi bir sınav konusudur.
Bugünkü buluşmamızda, Ada Dostları Derneği tarafından hazırlanan ilkelerin yer aldığı kitapçık sizlere sunulacaktır. Bu deklarasyonun dikkatle okunmasını tekrardan rica ediyoruz.
Sait Faik’i yaşatmak, onu yılda bir kez anmakla olmaz. Görev, onun yaşadığı adayı her gün savunmakla tamamlanacaktır.
Sevgili dostlar,
Bu sorumluluğu omuzlayan herkese teşekkür eder, etkinliğimizin keyifli ve ilham verici geçmesini dilerim.
Şimdi ve gün boyunca “Hişt hişt!” diyerek Ada sokaklarında dolaşacağız.
Hişt hişt! Hişt hişt!
